12 Dev Adam sonunu getiremedi!

2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası'na harika bir başlangıç yapan 12 Dev Adam, ilk mağlubiyetini aldı, büyük çekişmeye sahne olan maçta ev sahibi Litvanya'ya aşamadı.

12 Dev Adam sonunu getiremedi!
Bizi Facebook'ta takip etmek için beğen'e tıklayınız


İkide iki yaparak başladığımız EuroBasket 2011'de ortak kanı, "Tamam çok iyiyiz ama bunu Litvanya gibi bir takım karşısında da gösterebilecek miyiz?" idi. Aslında Türkiye, kafa olarak iyi olduğunda, sakatlık sorunları yaşamadığında neler yapabileceğini geçmişte de göstermişti. Görülen o ki bunu bir kez daha göstermeliydi.

Türk medyasını, Twitter'daki muhabbetleri takip ettim. Evet Litvanya'dan çekiniyorduk ama peki buradaki Litvanyalılar bizim için ne düşünüyordu? 12. adamımız İzzet Türkyılmaz'ı bile konuşacak kadar bizi takip etmişlerdi. Enes, Emir, iki Ömer ve tabii ki Hido ve Ersan'a duydukları saygı ve onlardan çekinişleri, bizim onlar karşısında yaşadığımız endişeden kat katfazlaydı.

Gelelim maça... Daha sahaya çıkarken çocukların yüzündeki rahatlık, keyif o kadar belirgindi ki, kaptan Hido'nun sırıtışı, Litvanyalı taraftarları deli etmiş gibiydi. Bu da, mücadeleye kafa olarak hazır olduğumuzu gösteriyordu.

İkili oyunları çok iyi oynayan, etkili dış atıcıları olan Litvanya karşısında, bu silahlarına karşı koyacak her şeyimiz vardı. Daha da fazlası, bench kalitesi anlamında ibre bizden yanaydı. Tek endişem, ev sahibi takımın hakemler tarafından krtitik anlarda kollanıp kollanmayacağı idi...

NİHAYET ERSAN!

Maça biraz sıkıntılı başladık. Dış atışlarımız girmiyor, basit ribauntları rakibe kaptırıyorduk. Yine de savunma kalemiz düşmediği için Litvanya coşamıyordu.

İlk iki maçın durgun ismi Ersan, olması gerektiği gibi Litvanya karşısında, arzuladığımız hücum performansını gösterince, onun 10 sayısı ile ayakta kalıp ilk çeyreği 19-17 geride bitirdik.

İkili oyunlarını övdüğümüz Litvanya, asistlerde 7-2 ile önemli bir üstünlük sağladı.

YEDEK GÜÇ DEVREDE

İkinci yarıya çok iyi başkadık. Ömer Onan ve Enes Kanter'in katkıları ile ikinci çeyreğin ilk beş dakikasında 10-2'lik bir seri yakaladık. Bu arada Ömer Aşık da her zamanki gibi pota civarında uçan her topu alıyordu. Rüzgar tamamen arkamızda, etrafımdaki Litvanyalı gazeteciler ve taraftarlar da sus pus olmuştu.

Tüm bunları yaparken iki takımın yedek ağırlıklı kadrosu sahadaydı. Bu da, bench gücünün hangi tarafta ağır bastığını gösteriyordu ancak Litvanya'nın as takımı kritik dakikaları oynayacaktı. Bizde ise o an kim iyiyse o sahada olacaktı.

Sonraki 5 dakikada krizden çıkan Litvanya (Tabii ki bunu asları ile becerdi) farkı eritti ve devre 35-32 üstünlüğümüzle sona erdi.

HEYECAN KASIRGASI

Soyunma odasına toparlanarak giden Litvanya, bu moralle ikinci yarıya girdi ancak özellikle Ersan İlyasova'nın sayıları ile karşılık buldular. Fakat 25. dakikadan sonra yine durakladık ve yine Litvanya rüzgarı arkasına almaya başladı.

3. çeyreğin ikinci 5 dakikalık diliminde 13-6'lık seri yakalayan Litvanya, son çeyreğe önde girdi.

Ev sahibi ülke olarak böyle maçlarda kritik anlara önde girmek genelde avantaj getirir. Korkularından arınmaya başlayan Litvanyalılar da bu moralle son 10 dakikaya giriyordu.

SAVUNMA ÇÖKTÜ

Son çeyrekte, en azından birinci silahımız savunma ile ayakta durup, Ersan, Hidayet, yavaş yavaş toparlanan Emir ve Enes ile tekrar toparlanabilirdik. Aslında böyle de başladık. 60-59'luk skorla son 5 dakikaya girdik ancak Kerem'in şanssız sakatlığı sonrssı kenara gelişi ile saha içi organizasyonumuz sıkıntı oluşturmaya başladı.

Top kayıpları, el üstü atışlar hep aleyhimize sonuç vermeye başladı. Yine de son 1 dakikaya girilirken fark, bir basket idi ancak yaptığımız top kayıpları, girmeyen şutlar son dakika içinde ev sahibine yaradı. Oyundan çabuk koptuk ve kaşla göz arasında 7 sayı geriye düşüp 75-68 maçı verdik.

O inancını yitirmiş yüzleri bizzat gören biri olarak eminim birçok Litvanyalı, bu maçı kazandığına çok şaşırdı. Çok fazla bir şey kaybetmemiş olabilir ancak en zorlu rakip olan İspanya ile oynayacağımız maç bizim için çok daha fazla önem arz eder hale geldi. Bu arada Kerem Tunçeri'nin de ciddi bir şey olmaması en büyük temennimiz zira onun yokluğunda saha içindeki organizasyon sıkıntımız olacağı apaçık belli olmuş durumda.




KAYNAK : sporx
bu habere yorum yapılmışToplam 1 yorum yapılmışYorum yazmak için tıklayınız
Misafir
Morel bozmaya hiç gerek yok hala turkiye avantajlı.
03.09.2011 01:34
İLİŞKİLİ HABERLER
Tanjevic ödülünü aldıA Milli Erkek Basketbol Takımı Teknik Koordinatörü Bogdan Tanjevic, UniCredit Basket Roma tarafından layık görül...
Orhun Ene gidiyor mu?A Milli Erkek Takım Baş Antrenörü Orhun Ene ile yollar ayrılıyor mu? Bu soruya yanıt geldi....
2001'de 12 Dev Adam'dan düş kırıklığı Litvanya'da yapılan 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda ikinci turda elenerek, ilk 8'e kalamayan "12 Dev Adam", bu ...
BU KATEGORİDEKİ SON GELİŞMELER
Fenerbahçe'nin ilacı Ukic! Beko Basketbol Ligi’nde 28. haftanın açılış maçında Fenerbahçe Ülker evinde konuk ettiği Hacettepe Üniversi...
Hidayet: A Milli Basketbol Takımı kaptanı Hidayet Türkoğlu, basında çıkan 'Semih Erden'in Avrupa Şampiyonası'nda kadroy...
İspanya Avrupa şampiyonluğunu doyasıya kutladıLitvanya'da düzenlenen 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nı kazanarak altın madalya alan İspanya Milli Basketbol T...