10. Pedro Rodríguez
İspanya ve Barcelona’nın yıldızı Pedro’nun, sağ kanattaki yerinden içeri kat edip Xavi, Iniesta veya Villa gibi oyuncuların yaptığı asistleri tamamlaması bekleniyor.
Hayır, bunun dünyanın en kolay işi olduğunu düşünen yalnızca siz değilsiniz.
Yine de, Pedro gol atma işini o kadar ciddiye alıyor ki, işine kimse karışsın istemiyor.
Aşağıdaki videoyu 1:40'tan itibaren izlerseniz ne demek istediğimi anlarsınız.
9. Gareth Bale
Gerçekten tuhaf bir olgu. Gareth Bale, onu tutan adam, stadyumdaki herkes, maçı televizyondan izleyen herkes ve benim iki kedim dahi onun sol ayağını kullanacağını biliyor.
Yine de, rakip savunmalar, sağ ayağıyla feyk atıp topu soluna çekirdiğine şaşırıyorlar.
İster Tottenham ister Galler formasıyla oynasın, takım arkadaşları bu durumun farkında ve dik saçlı kanat oyuncusunu beslemeyi seviyorlar. Topa bir sonraki dokunan, onu ağlardan çıkarmaya çalışan rakip kaleci olacağı için, verdikleri topun geri gelmemesinden şikâyetçi değiller.
8. Souleymane Coulibaly
Ona “top arsızı” yerine “top mıknatısı” demek daha doğru olur. Fildişili oyuncu, pas yapma becerisinden tamamen yoksun; ve zaten pas yapmak da istemiyor. Rakip ceza sahası civarında boşta kalan her topu alıp rakip filelere gönderiyor.
Tottenham’a transer olan 16 yaşındaki oyuncu, Harry Redknapp için Defoe’nin üstüne gerçek bir gelişme olacak.
7. Zlatan Ibrahimovic
2009’da hedef santrfor olarak getirildiği Barcelona’da top arsızlığı nedeniyle gözden düştü.
Inter’le oynanan Şampiyonlar Ligi maçlarında forvette yer alan Pique bile Barcelona’nın oyun yapısı içerisinde daha rahat gözükmüş ve Julio Cesar’ı avlamıştı.
Geçtiğimiz yıl AC Milan formasıyla attığı 21 golle “top arsızı” olmaktan daha fazlasına sahip olduğunu kanıtladı.
6. Arjen Robben
Ne yapmak istediğini bilen bir kanat oyuncusu daha. Sağ ayağını kullanmasa da rakip savunmaları kandırmayı sürdürüyor.
Listede Bale’in önünde yer alıyor, çünkü yoluna çıkıp onu durdurmaya çalışırsanız da kendisini yerde bulup faul istiyor.
Her zaman gol veya faul alma tehdidini barındıran Robben, 2010 Dünya Kupası finalinde kaçırdığı iki fırsatla Hollanda’yı tarihinin en büyük başarısını kazanma şansından etmişti.
5. Manchester City’nin tüm forvetleri
Bu listede Carlos Tévez, Mario Balotelli, Sergio Agüero ve Edin Džeko’yu ayrı ayrı koyacak yer olmadığına göre, hepsini 5. sıraya yerleştirmekte sakınca görmedim.
Bu kadar çok “top arsızı” oyuncuya sahip olmasına rağmen, Manchester City yine de Avrupa’nın büyük kulüplerine karşı cansız gözüküyor.
Roberto Mancini’ye bu aptallığı (videoda göründüğü gibi) katlanmak zorunda kaldığı için üzülmeli miyim, yoksa onu bundan sorumlu mu tutmalıyım, emin değilim.
4. Hulk
Ne yapmak istediğini bilen, bunun için doğrudan kaleyi düşünen ve başaran oyuncu denildiğinde akla gelen isim Hulk.
Cristiano Ronaldo’nun sol ayaklısı olan Hulk, hem iki kanatta hem de santrfor pozisyonunda oynayabiliyor.
Sonuçta, takım arkadaşları onun sahada zigzaglarla ilerlemesinden ve saçma sapan yerlerden şut çekmesinden memnun.
“Top arsızlığı” ile ilgili yeteneklerini bir süre sonra Porto’dan daha büyük bir kulüpte sergileyeceğine şüphe yok.
3. Cristiano Ronaldo
Dünyanın en büyük oyuncularından biri olmayı başarmışsa da, Ronaldo’nun oynadığı takımlar üzerinde negatif bir etkisi var. Topla oynamadaki ve santrfor pozisyonundaki ısrarı, takım arkadaşlarının bazı iyi özelliklerini boğuyor.
İngiltere’de oynadığı son sezonda Manchester United’la arka arkaya ikinci Şampiyonlar Ligi finaline çıkmış, ancak Barcelona karşısında mağlup olmuştu.
Villarreal, Aalborg ve Celtic gibi düşük düzeydeki takımlarla aynı grupta olmasına rağmen, ManU sadece iki maç kazanabilmiş, buna rağmen grubu bir şekilde lider tamamlamayı başarmıştı. O yıl Şampiyonlar Ligi’ndeki son 7 maçlarında sadece 9 gol kaydedebilmişlerdi.
Wayne Rooney, Nani, Carlos Tévez ve Dimitar Berbatov’a da sahip oldukları düşünüldüğünde, herkes onlardan hem bu maçlarda hem de finalde daha iyi bir performans bekliyordu.
Real Madrid’de yeni bir “Galacticos” takımına öncülük etse de, henüz Barcelona karşısında anlamlı bir galibiyet alabilmiş değiller.
2. LeBron James
Liverpool’un kısmen sahibi olduğu için bu listeye girebildi.
Ronaldo gibi, o da oynadığı sporu yapan en iyi oyunculardan biri.
Müthiş skor yeteneğinin yanı sıra, savunması ve asistleri de üst düzeyde.
Fakat tıpkı Ronaldo gibi, varlığı, zor anlarda hep ona yönelen takım arkadaşlarının yeteneklerini boğuyor.
Dwyane Wade gibi bir yıldızın da olduğu Miami’de sivrilse de, hâlâ kendisi atarken takım arkadaşlarını da oyuna dahil eden Jordanvari yeteneklere kavuşabilmiş değil.
1. Cristiano Ronaldo’nun köpeği?
Bir fotoğraf bin kelime anlatabilir, bir video ise bir milyon.
Michael Thomas (http://bleacherreport.com)